Basına ve Kamuoyuna;
Bu dönemde KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu) olarak;
“Savaş Tezkeresi Kaldırılsın! Gerici IŞİD çetelerine değil, Kobane’de insanlığa her tür insani destek verilsin! Yeni Roboskiler, Şengaller, Sivaslar yaşanmasın!” talepleri ve “İNSANLIĞA SES VERİYORUZ! SAVAŞI DURDURALIM” şiarı ile GREVDEYİZ!
Uluslararası emperyalist güçlerin Ortadoğu’ya ilişkin planlarının maşası olarak devreye soktukları IŞİD başta Irak ve Suriye olmak üzere girdiği topraklara ölüm saçmaya devam ediyor. Bugün IŞİD denilen çete Kürt, Türkmen, Ezidi, Arap, Alevi, binlerce insanı katlediyor, yaşam alanlarından koparıyor, insana yakışır bir yaşam hakkını ellerinden alıyor.
Kendi ilkel anlayışı dışında kalan herkesi acımasızca katleden IŞİD, insanlığın ortak değerlerine, yaşam hakkına, kadının özgürleşmesine, çoğulcu yaşam hakkına kendi geleceğini belirleme iradesine saldırmaktadır.
Kobane bugün ateş altındadır. IŞİD çeteleri günlerdir ağır silahlarla saldırdığı, mahallerine kadar girdiği Kobane’de yeni bir soykırıma imza atmaya hazırlanmaktadır. Bütün halklar ve tüm insanlık yaşam ve onur mücadelesiyle karşı karşıyadır. Kobanê’ye yönelik bu saldırı, sadece Kobanê halkına yönelik değildir. Eşitlik, özgürlük, barış ve kardeşliğe karşıdır.
Bölgede yıllardır sürdürülen ayrımcı ve mezhepçi politikalardan güç alan IŞİD çetelerinin herhangi bir dış destek almadan bu kadar hızlı ilerlemesi, Türkiye sınırlarına dayanması mümkün değildir. Yüzyıllardır bir arada kardeşçe yaşayan farklı kimlik, inanç ve mezhepten halkları karşı karşıya getirme politikalarının somut bir ürünü olarak ortaya çıkan IŞİD, kendisine biat etmeyen herkesi katletmiştir. Bugüne kadar katliamcı IŞİD çetelerini besleyip, destekleyenlerin, Ortadoğu’da yaşanan ve önümüzdeki günlerde yaşanması muhtemel katliamların ve acıların bir numaralı sorumlusu olduğu açıktır.
AKP Hükümeti’nin bütün dünya tarafından bilinen IŞİD’e desteği ve sempatisi, son birkaç gün içinde ülke çapında yapılan IŞİD protestolarına yönelik devlet şiddeti ile bir kez daha onaylanmıştır. AKP hükümeti, IŞİD çetelerinin katliamlarına ülke içinde izlediği şiddet politikaları ile destek vermiştir.
Bir kez daha görülmüştür ki, IŞİD sadece dışsal tehdit değildir. AKP’nin içeride toplumsal muhalefeti sindirmek, korkutmak, baskı altına almak için kullandığı mezhepçi faşist zihniyetin bir aracı ve yansımasıdır. IŞİD, AKP faşizminin kendisidir.
Kendinden olmayana, iktidarına biat etmeyene her türlü baskı ve şiddeti reva gören AKP’nin ‘ileri demokrasi’ anlayışı; savaşa, ölüm saçan çetelere ve işbirlikçilerine karşı sokağa çıkan halka yönelik devlet şiddetine dönüşmüştür. Türkiye’de 1990’lı yıllardan bu yana ilk kez 4 ilde ve onlarca ilçede sokağa çıkma yasağı ilan edilerek, yeni bir Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasına gidilmiştir. Şimdiye kadar 20’nin üzerinde yurttaşımız devletin militarist güçleri ve devreye soktuğu paramiliter güçlerin saldırıları sonucu yaşamını kaybetmiş, yüzlercesi yaralanmıştır.
Hükümetin, emniyet güçlerinin ve destekçileri olan basınının el birliği ile demokratik eylemlere karşı uygulanan sistematik devlet şiddetini gizleme gayretleri ise dikkat çekicidir. Hükümetin, sesini duyurmak isteyen yurttaşlara saldırmasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz.
Kürt sorununun demokratik ve barışçı yöntemlerle çözümündeki umut ve beklentiler, Türkiye’nin siyasi iktidar eliyle yeni bir kaos ortamına sürüklenerek bitirilmek istenmektedir. Bu kaostan en çok zarar görecek olanlar Türkiye’deki emekçiler, halklar ve tüm ezilenler olacaktır.
Her geçen gün geriye dönülemez tahribatlar oluşturan, halkları birbirine düşman eden AKP’nin savaş politikalarının, emekçilere, insanlığa ve halklarımıza hiçbir yararı yoktur.
Emekçiler, savaş politikalarından yana olamaz, halkların katliamına sessiz kalamaz.
Her gün kardeşi, akrabası, komşusu boğazlanan Kürt ve Türk halkının beklediği demokratik çözüm süreci, savaş politikalarıyla yok edilmekte, her yer yangın yerine çevrilmekte, halkları, AKP politikalarına biat etmeye zorlamak için savaş kışkırtılmaktadır.
KESK olarak diyoruz ki;
AKP içeride ve dışarıda savaş kışkırtıcı politikalarına son vermelidir!
Emekçiler bu ülkenin kadim halklarının çocukları olarak bu topraklarda kardeşliğin ülkesini kurmak için eşit-özgür bir şekilde yaşamanın kavgasını vermelidir.
Yapay ayrımları bir tarafa bırakarak halkın en geniş kesimlerinin çıkarı adına tüm emek ve meslek örgütlerini, demokrasi güçlerini, emekçileri ve tüm yurttaşlarımızı barış içinde bir geleceği bugünden kurmak için sağduyulu davranmaya çağırıyoruz. 09.10.2014
Serkan DEMİR
Eğitim Sen Şube Başkanı
KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü
