Simit ve Çay Kader Değildir, Tek Çare Örgütlenmektir !

cats

Sevgili Arkadaşlar,

Artık bıçağın kemiğe dayandığı günlerdeyiz. Yıllardır iğneden ipliğe her türlü tüketim malzemesine çok yüksek zamlar gelirken bizlerin maaşları hep asgari ücret seviyesinde kaldı. Sürekli eridi. Üstelik çalışma koşullarımızın zorluğu giderek artıyor dayanılmaz hale geliyor. Her yerde taşeronlar eziliyor. Değersizleştiriliyor.

Peki Taşeron nedir?

Sevgili arkadaşlar biliyorsunuz bize bir sürü isim veriyorlar, şirket elemanı, şirket çalışanı, yada sıklıkla taşeron diyorlar. Peki taşeron demek ne demektir?

Öncelikle iş güvencesi olmayan, düşük ücretle çalışan, sömürülendir. Yöneticilere ve patronlara göre çağdaş kölelerdir amiyane deyimle iş yerinin zencileridir.

Geçmiş iktidarlar döneminde başlayan taşeronlaştırma, mevcut siyasi iktidar döneminde tavan yapmış, hatta kamuda taşeron işçi sayısı milyonları bulmuştur. Buradan anlaşılmaktadır ki siyasi iktidar taşeronlara kadro vermek şöyle dursun, tüm çalışanları taşeron yapma niyetindedir.

Bununla beraber siyasi iktidarlar tartışmaları sürekli olarak taşeronlar üzerinden yapmış, kadro vaatlerini yenileyerek sahte umutlar dağıtmıştır.

Taşeron çalışma işçilere sürekli acı ve gözyaşı getirmiştir. Daha yakın zaman önce SOMA da yüzlerce işçi kardeşimiz adeta katledilmiştir, her gün yeni bir yerde iş cinayetleri ile arkadaşlarımız hayatını kaybetmeye devam etmektedir. Son çıkarılan yasa ile daha önce dağıtılan sahte umutlarda boşa çıkmıştır.

Özelleştirmeler ve taşeronlaştırma devam etmektedir.. Kamu çalışanları personel yasası ise gün yüzüne çıkacağı ortamı beklemektedir. Tüm bunların anlamı yeni özelleştirmeler yeni taşeronlar demektir.

Anayasa (Md.51) : Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.

İlgili madde de belirtildiği gibi, sendikalı olma hakkı Anayasa’ da zaten güvence altında iken; torba yasayla sendikaya üye olma hakkı veriyorum diyen AKP hükümeti, bir taraftan da yandaş sendikalarını devreye sokmuştur.

KİBRİT KUTUSUNU BİLE DOLDURMAZ

Taşeronlara verilen zamlar hiçbir zaman kibrit kutusunu bile doldurmaz.Açlık sınırının 1250 TL,  yoksulluk sınırının 3500 TL olduğu ülkemizde, 800 TL olan asgari ücretin yüksek olduğu  bile söylenmiştir. Hatta geçtiğimiz bütçe görüşmelerinde dönemin başbakanı ‘Ücretlerimizle yeterince çay ve simit alındığını dolayısı ile yeterli olduğunu söylemişti.Kayıtlara geçen konuşma aynen şöyle  “Bugün bu hesabı yaptığınızda asgari ücret 804 lira. 5 kişilik bir aile 3 öğün çay simit tüketse ihtiyacı olan miktar 450 lira. 11 yıl önce asgari ücret, çay ve simide yetmezken bugün neredeyse asgari ücretin yarısı buna yetiyor.” demiştir. Sonuçta asgari ücrete 2014 yılı ilk altı ay için % 5 zam yapılmıştır. Bir gün sonra ise ÖTV ye % 10 zam yapılmış, elektrik, doğalgaz zammı ise % 9 olmuştur. Son aylarda ise aylık enflasyon rakamları sürekli yükselmekte, yoksulluk artmaktadır. Yıllık enflasyon maaş artışlarını şimdiden geçmiştir.

TEK ÇARE ÖRGÜTLENMEK! BİRLEŞMEK

Sevgili kardeşler, tüm bunlara karşı tek çaremiz örgütlenmektir. Bu gün sadece sağlık alanında çalışan yüz binlerce, güvencesiz,   üç kuruş maaşa çalıştırılan,  adeta köle gibi davranılan biz taşeron sağlık emekçilerinin artık bir araya gelerek doğru yerde örgütlenmesi zorunluluktur.

Ülke genelinde başta İstanbul, Ankara, Kocaeli, Diyarbakır, Adana ve bir çok ilde taşeronlar sendikalı olmuş, mücadele etmektedirler. Sendikamız SES 7. Olağan genel kurulunda İşyerindeki tüm çalışanların ayrım yapılmadan bir sendika çatısı altında örgütlenmesi kararı almıştır. Taşeronlar sendikamıza üye olabileceklerdir.

Aldığımız duyumlara göre birçok yerde hastane yöneticileri Taşeronları, kendi yandaş sendikalarına üye yapmaya başlamıştır. Hepimiz biliyoruz ki şu ana dek çalışanları sürekli ezip baskı kuranların getireceği sendikadan hayır çıkmaz. Çalışanları ezenlerin, haklarını kısıtlayanların üye olun diye taşeronları yönlendirdiği sendikanın çalışanlara ne kadar faydası olacaktır? Sadece çalışan ve yönetim arasında yeni bir baskı aracı olacaktır. Tek çare çalışanların özgürce seçeceği, kendi yöneteceği, mücadeleci patronun veya hastane yöneticilerinin emrinde değil işçilerin emrinde bir sendikada örgütlenmektir. Bu sendikada SES tir.

Mücadelemizi büyütmek haklarımızı kazanmak için SES’te birleşelim.

Bir Yorum Yazın