AKP İktidarı Türkiye’nin ve halklarının modernleşme, laisizm ve demokratikleşme adına elde ettiği kazanımlar olarak ne varsa onları yok etmeyi amaçlayan ve “muhafazakar toplum” yaratma planını yaşama geçirmek için devletin ve siyasetin tüm imkanlarını seferber etmiştir.
2014 sonunda yapılan “Milli Eğitim Şurası”nda eğitimin içeriğinden, müfredatın dinselleştirilmesi ve karma eğitimin kaldırılmasına varıncaya kadar laik eğitime darbe mahiyetindeki kararlar alınmış, amaçlar ortaya konulmuştur.
Kadını eve hapseden ve onu sadece bir doğurganlık nesnesi olarak gören bir anlayışla karşı karşıyayız.
Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan “Hastanelerde Manevi Destek Sunmaya Yönelik İşbirliği Protokolü” ile hastanelerde din görevlilerinin çalıştırılacağı duyuruldu. Bu uygulama, siyasi iktidar eliyle toplumsal yaşamın tümünün dini kurallar etrafında biçimlendirilmesine yönelik uygulamaların sağlıkalanındaki yansımalarıdır. Bu protokolü kabul etmiyoruz.
Sağlık Bakanlığının da hükümetin de gerçekten niyeti hastaların sağlığı ve uygun danışmanlık ve destek hizmetlerini alabilmeleri değildir. Sağlık hizmeti sunumunda sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, sosyologlar dışarıda bırakılmak istenmekte, ilahiyat fakültesi mezunlarına zorlamayla “manevi bakım uzmanlığı” denilen bir kadro açılmak istenmektedir. Bu durum, başta psikologlar ve yukarıda sayılan meslek gurupları olmak üzere sağlık emekçileri için yeni hak kayıplarına da neden olacaktır.
Bu uygulama aynı zamanda sağlık alanının bilim dışılığa terkedilmesidir. Hastalığı dini bir sınav olarak gören anlayışın sağlık alanındaki egemenliğinin bir göstergesidir.
Bugün hastanelerde yatan hastaların istemeleri halinde din adamlarıyla görüşmeleri önünde zaten bir engel yoktur.
Öte yandan sağlık hizmetlerinde bir inancın din görevlilerinin görevlendirilmesi, siyasal iktidarın her alanda “tek din, tek mezhep” dayatması ile farklı inanç ve kimlikleri yok sayma politikalarının sağlık alanındaki yansımaları niteliğindedir. Bir inancın görevlilerinin kamu hizmetlerinde istihdam edilmesi ve maaşlarının her inançtan veya inanmayanlardan oluşan halktan toplanan vergilerle ödenmesi laikliğe ve eşitliğe de aykırıdır.
Bu nedenle, söz konusu protokolle hastanelerde din görevlilerinin çalıştırılmasını doğru bulmuyoruz. Sağlık Bakanlığını bu uygulamadan vazgeçmeye, bir an önce sağlık alanının gerçek sorunları karşısındaki görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz.
Eskişehir Tabip Odası ve SES Eskişehir Şubesi Adına
Dr. Bülent Nazım YILMAZ
Eskişehir Tabip Odası Başkanı
