İşçi sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Gününde eşitlik ve özgürlük için yine sokaklardayız. Tüm emekçilerin haksızlıklara karşı sesini yükselttiği bu günde, çifte sömürüye maruz kalan biz kadınlar eşitlik, adalet, barış ve özgürlük diyoruz.
Kadınlara yönelik politikaların, her geçen gün artarak kadının bedenine, emeğine yönelik müdahalelerle gündeme geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda Aile ve Dinamik nüfüsun korunması programı çerçevesinde hayata geçirilmesi istenen yasalarla birlikte biz kadınlara; esnek ve güvencesiz çalıştırılma, çifte sömürünün derinleştirilmesi, kadın emeğinin değersizleştirilmesi, bakım işlerinin sorumluluğunun tamamen kadına devredilmesi, kadının bedeni üzerinde denetim, kadının kariyer olanaklarının “annelik” ile sınırlandırılması ve cinsiyetçi iş bölümünün sürmesi dayatılıyor.
Kadınlar olarak; “Aile sorumlulukları”, “çocuk bakım yükümlülükleri” gibi bahanelerle kadınlara esnek çalışma formları dayatmak yerine, tam zamanlı ve tam güvenceli istihdam olanaklarını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmasını istiyoruz.
Her gün kadınların öldürüldüğü bir ülkede en temel yaşam hakkımız için mücadele ediyoruz. Öldürülmemek, tacize, tecavüze uğramamak için sesimizi yükseltiyoruz. Bu ülkede Kadın cinayetleri son 13 yılda yüzde 1400 artış gösterdi. 2015 yılının sadece ilk üç ayında 74 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 24 kadın tecavüze uğradı, 84 kadın taciz edildi ve 100 kadın zorla fuhuş yaptırıldı. Kadınlar “namus”, kıskançlık, boşanmak isteme gibi nedenlerle en yakınındaki erkekler tarafından katledildi ve şiddete maruz kaldı. Bu durumun tek sorumlusu kadınların erkeklerce katledilmesine ve kadına yönelik şiddete karşı yükselen sese kulak tıkayan, köleliğin kadının fıtratında olduğunu söyleyen, siyasi iktidardır. Siyasi iktidara sesleniyoruz. Kadının yaşam hakkı için derhal gerekli önlemler alınmalıdır.
Kadın emeğinin değersizleştirilmesiyle beraber İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda; performansa bağlı, güvencesiz ve esnek çalışma koşulları en çok kadın emekçileri etkiliyor. İşçiyi değil “işin devamını” esas alan bu politikalar, kamuda güvencesizleştirme, mobbing, şiddet, uzun çalışma saatlerinin artması, erkeklere göre düzenlenmiş nöbetler ve işçi güvenliğinin dikkate alınmadığı çalışma koşullarının yaygınlaşması olarak ortaya çıkıyor.
Biz kadınlar; güvenceli işlerde, insana yaraşır koşullarda çalışabilmek, eşdeğer işe eşit ücret alabilmek istiyoruz. İş kazalarında ölmek, çalışırken hastalanmak istemiyoruz; yoksulluk sınırının altında ücrete boyun eğmiyoruz. Hükümetin kadınların mali, sosyal ve özlük haklarına dair imza koyduğu sözleşmelerin gereğini yerine getirmesini istiyoruz.
Biz kadınlar; kuralsız güvencesiz sigortasız çalışmaya, ayrımcılığa,
Şiddete, mobbinge, taciz, tecavüz ve kadın cinayetlerine dur demek için,
Kadın kırımını ve kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran ve yaratan savaşlara karşı, barışın sesi olmak için,
EŞİT VE ÖZGÜR BİR GELECEK İÇİN,
Tüm kadınları; 1 Mayıs 2015 Cuma saat:13.30 da Sakarya caddesi başında toplanıp Sıhhiye Meydanına yürümeye çağırıyoruz.
KESK, TTB, TMMOB, DİSK Kadın çalışanları
