Emek ve Demokrasi Güçleri olarak “AKP Savaş, Halklar Barış İstiyor ” şiarıyla 26 Temmuz Pazar günü (bugün) Saat :16.00 ‘da Hamamyolu Yapı kredi önünde toplanarak sloganlar eşliğinde Adalar Migros’a yürüdük. Basın açıklamasını KESK dönem sözcüsü Serkan Demir okudu:
AKP’nin Savaş Politikalarına Geçit Vermeyeceğiz!
AKP Savaş istiyor, Barışı Biz İnşa Edeceğiz!
Bugün için geldiğimiz bu vahim noktada, geleceğe dair endişe ve kaygımız büyüktür. Baskı ve tutarsız politikalarla ülkeyi kaosa sürükleyen ve bir korku imparatorluğu yaratmak isteyen AKP’nin siyasi amaçlarına ulaşmak için her yolu deneyeceğini bir kez daha tüm açıklığıyla görmekteyiz
‘Geçici AKP Hükümeti’ sanki bu ülkede 7 Haziran Genel seçimi ve sanki tek başına iktidarına halk engel olmamış gibi ülkemizin geleceğini tümden değiştirecek tehlikeli adımlar atmaktadır.
Etnik ve mezhepçi politikalarının yarattığı zemin üzerinde gerçekleşen Suruç katliamında suçüstü yakalanan AKP; hedef saptırma, gerilimi artırarak kaos ortamı yaratma ve erken seçime gitme hesaplarıyla özellikle son günlerde savaş konseptine geçmiştir. Seçim döneminde planlanan, kısmen uygulanan ancak demokrasi güçlerinin deşifre etmesiyle boşa çıkarılan içte ve dışta savaş politikası stratejisi devreye sokulmuştur.
AKP’nin izlediği Ortadoğu politikası, ülkemizi patlamaya hazır bir mayın tarlasına dönüştürmüştür.
Barışın ve demokrasinin önünde en büyük engel olan AKP, yanlış işlettiği dış politikanın yarattığı kaotik durumu temize çekmenin derdindedir.
Türkiye`de emek demokrasi ve barıştan yana güçleri, AKP Hükümetinin ve RT Erdoğan`ın toplumda baskı, korku ve sindirme, demokrasi güçlerini susturma operasyonlarını gayet iyi bilmektedir.
AKP’nin etnik, milliyetçi ve hegomonik Ortadoğu politikası, 20 Temmuz’da Suruç’ta bir katliamın yaşanmasına neden olmuştur. Katiller de, bu ortamı hazırlayanlar da bellidir.
Kelimelerle ifade edilemeyecek kadar alçakça bir saldırı sonucu meydana gelen patlamada tamamen insani nedenlerle ve tatillerinden feragat ederek bölgeye giden 30’dan fazla gencimiz yaşamını yitirdi, çoğu ağır olmak üzere onlarcası yaralandı.
En ufak insani değerden nasibini almamış katiller sürüsünün gerçekleştirdiği saldırıyı bir kez daha nefretle kınıyoruz.Yaşamlarını yitirenlere başsağlığı, yakınlarına sabır ve yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Katillere bu zemini hazırlayan politikaları uygulayanların tarih önünde hesap vermekten kurtulamayacağına inanıyoruz.
Bir arada, özgür ve onurlu yaşama iradesi; oynanacak tüm oyunları ve saldırıları bozacağı, katilleri açığa çıkaracağı inancındayız.
Örgütlü kesimlerin zorlaması ile IŞID’e ‘tavır almak’ zorunda kalan AKP ve Cumhurbaşkanı R. T Erdoğan; IŞİD’le mücadele ediyormuş gibi görünüp topluma rağmen savaş politikasını devreye sokmuş durumdadır.
IŞİD’i Suriye’de, Irak’ta ya da herhangi bir ülkede aramaya gerek yoktur. Ortaya çıkaranlar, büyütenler ve besleyenler bellidir.
IŞİD ile mücadele yalanıyla örtbas edilmek istenen demokratik güçlere yönelik büyük bir saldırı dalgası başlatılmıştır. Bu stratejide tüm demokratik hak ve özgürlükleri askıya alınmak istenmektedir.
Nitekim bir yandan EĞİTİM SEN Genel Merkez binası basılırken bir yandan da İstanbul’daki ‘Büyük Barış Yürüyüşü’ yasaklanmıştır.
Önümüzdeki günlerde gerilimin adım adım tırmandırılacağını, AKP medyası üzerinden algı operasyonlarıyla kamuoyu desteği sağlanmaya çalışılacağını görmekteyiz.
Yıllardır IŞİD çetelerine lojistik destek sağlayanların, tırlar dolusu silah gönderenlerin, son olarak Suruç’taki katliamı engellemeyenlerin, bugün Türkiye’yi koşar adım savaşa sokmak isteyenlerin sendikaları, demokratik kitle örgütlerini ve muhalif basını hedef alması, maskelerini bir kez daha düşürmüştür.
Bu operasyonlar; emek ve demokrasi mücadelesi veren insanlara değil, Suruç`ta insanımızı katleden, tecavüzcü DAİŞ çetesine ve onu destekleyenlere yapılmalıdır.
Demokrasi güçlerini, hak ve özgürlükleri baskı altına alarak yakın zamanda yapılacak erken seçimde yeniden tek başına iktidar olmanın yollarını arayan AKP’ye düşen halkın iradesine saygı duymak, savaş ve kaos politikalarına derhal vazgeçmektir.
Ülkemiz bu şekilde yönetilmeyi hak etmemektedir.
Bilinmelidir ki, katliam, savaş ve kaos zemini hazırlayan politikaları uygulayanlar tarih önünde hesap vermekten kurtulamamışlardır, bundan sonra da kurtulamayacaklardır.
AKP Savaş, Halklar Barış İstemektedir. Savaş kışkırtıcılarına rağmen barışı bu topraklarda bizler hep beraber inşa edeceğiz.
Türk siyasetinin dinsel, mezhepsel ve milliyet tanımları ile şekillenen atmosferden çıkarılması, halkın gerçek taleplerinin savaş politikaları ile manipüle edilmediği demokratik bir ortamın yaratılması ihtiyacı her zamankinden daha fazla yakıcı hale gelmiştir.
Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da savaş, gerilim ve katliam politikalarına karşı barışı örmeye, halkların kardeşliğini savunmaya devam edeceğiz.26.07.2015
Eskişehir Emek ve Demokrasi Güçleri Adına
Eğitim Sen Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü
Serkan DEMİR
