Geçici Savaş Hükümetiyle Gerçek Toplu Sözleşme Olmaz!

P73100101

GEÇİCİ SAVAŞ HÜKÜMETİYLE GERÇEK TOPLU SÖZLEŞME OLMAZ!
ÖZGÜR TOPLU SÖZLEŞME VE GREV HAKKIMIZI İSTİYORUZ!

AKP gerilimi artırarak kaos ortamı yaratma ve erken seçime gitme hesaplarıyla savaş konseptine geçtiği, tüm demokratik eylem ve etkinliklerin fiilen yasaklandığı, muhalif basının hukuksuz şekilde engellendiği, IŞİD tehdidinin içimize kadar girdiği bir ortamda 2016-2017 yılları için toplu sözleşme görüşmelerine başlanacak!

Kaynakların savaşa aktarıldığı bir ortamın bedelini ödeyecek olan emekçiler, geleceklerine ve barışa sahip çıkacaklardır.

AKP Hükümeti 7 Haziran’da halklarımızın iradesi ile tek başına hükümet olma vasfını yitirmiş, uyguladığı politikalar onay almamıştır. Durum böyle iken AKP’nin yaklaşık 3 milyon kamu emekçisinin, iki milyon emeklinin ve aileleriyle birlikte ortalama yirmi milyondan fazla insanın iki yıllık mali, sosyal, özlük ve demokratik haklarını belirlemek istemesi doğru değildir. Yasal olarak yetkisi olsa da meşru değildir.

4688 Sayılı Yasa sorunludur, çünkü 4688 sayılı yasa ILO sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası hukuk ve AİHM kararlarına aykırı içeriği ile özgür toplu sözleşme hakkı önünde engeldir. Kamu emekçileri AKP’nin ve sermayenin insafına terk edilmiştir. Yasanın bu halini Hükümet ile birlikte hazırlayan yandaş konfederasyon üyesi olmayan yüz binlerce kamu emekçisinin iradesini gasp etmektedir. Dolaysıyla 4688 sayılı yasa ile kamu emekçilerinin hak ve çıkarını koruyup geliştirecek gerçek bir TİS yapmak mümkün değildir.

Masa sorunludur, çünkü yüzdelik zam dışında kamu emekçilerinin mali, sosyal, özlük, demokratik hiçbir sorunu ve talebi masada konuşulmamaktadır. 2013 yılındaki TİS masasının hali ortadadır. Memur Sen ve hükümet el ele vererek diğer konfederasyonları by-pass etmiş ve gizli toplantılarla satış sözleşmesini imzalamışlardır. Yine kamu emekçilerine dair tüm konuların bu masada belirlenmesi gerekirken hükümet istediği şekilde ve zamanda düzenleme yapmaktadır.

Uluslararası standartlara ve sözleşmelere uygun gerçek bir TİS masası kurulmalı, bunun için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

Dolaysıyla şeffaf, denetlenebilir ve bütçe hakkının uygulandığı, tercihin sermayeden ve savaştan değil emekçilerden ve barıştan yana kullanıldığı halk yararına bir bütçe yapılmalı, böyle bir bütçe ile TİS masasına oturulmalıdır.

Durum bu kadar net iken, Konfederasyonumuz yeni Hükümetin ve Hükümet programının netleşmesi için TİS görüşmelerinin Eylül ya da Ekim aylarına ertelenmesini talep etmiş ancak bugüne kadar hükümetten konfederasyonumuzun talebine dair bir yanıt gelmemiştir. Halbuki; 2012 yılında TİS görüşmelerinin Eylül ayında yapılmasına dair her üç konfederasyonun ortak talebinin tutanak altına alınmış idi.

Toplu sözleşme görüşmelerinin başlayacağı 3 Ağustos Pazartesi günü usulen bir araya gelinip toplantı bitirilerek yapılacak değişiklik beklenmelidir.

Kaldı ki, TİS görüşmelerini devlet adına yürütecek olan geçici Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı milletvekili bile değildir! Bu vesile ile tüm tarafları kamu emekçilerinin çıkarı adına sorumlu davranmaya çağırıyoruz.

Aksi halde, MEMUR SEN bir kez daha milyonlarca kamu emekçisinin hak ve çıkarlarını peşkeş çekeceğini, yeni bir satış sözleşmesinin altına imza atacağını beyan etmiş olacaktır.

AKP hükümeti “kamu emekçilerini enflasyona ezdirmedik” söylemi ile kamuoyuna sahte bir refah algısı yaratmaya çabalamaktadır.
Ağustos 2013 itibariyle AKP döneminde kamu emekçilerinin reel ücretlerinde yüzde 22’lik net bir kayıp vardı. 2014 yılı için MEMUR SEN ve AKP arasındaki toplu satış sözleşmesinde ortalama %5,2 olmuştur.

Kaldı ki, kamu emekçileri satış sözleşmesi nedeniyle 2014 yılında enflasyon farkı hakkının gasp edilmesinin yanında; ek ders ücretleri, nöbet ücretleri, ek ödemeler, aile yardımı, çocuk parası, özel hizmet tazminatı, fazla mesai ücretlerini de alamamışlardır.

Toplamda AKP döneminde kamu emekçilerinin ortalama en az %25’lik bir kaybı vardır. Bu kaybımızın karşılanmadığı hiçbir artış oranı kamu emekçilerinin alın terinin ve emeğinin karşılığı olmayacaktır.

KESK olarak her zaman halktan toplanan kaynakların halk için kullanılması için mücadele sürdürdük. İşyerlerinde ve alanlarda emekçilerin temsilcisi olarak bu talebi yükselttik. Bu toplu sözleşme döneminde de kamu emekçilerinin haklarının hükümet ve yandaş konfederasyonu tarafından gasp edilmemesi için mücadeleyi yükselteceğiz.
Bu kapsamda; Toplu sözleşme görüşmelerinin başlayacağı 3 Ağustos Pazartesi günü Çalışma bakanlığı önünde yapılacak merkezi eylem için, Ankara’da olacağız.
Sendikalı olsun olmasın, tüm kamu emekçilerini mücadeleyi büyütmeye, geleceğimize sahip çıkmaya ve kamu emekçilerinin gerçek temsilcisi KESK etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz. 31 Temmuz 2015

EK: TALEPLERİMİZ (ÖZET):
Konfederasyonumuz ve bağlı sendikalarımızın tüm talepleri Devlet Personel Başkanlığı’na iletilmiş olup burada sadece bazı taleplerimizi ifade edeceğiz.
Karşılanmadığı için yıllardır tekrar ettiğimiz ve artık bir çığlığa dönüşen taleplerimiz gayet açıktır;
1) En düşük maaş alan kamu emekçisinin (13. Derecenin 1. kademesindeki hizmetli) maaşı 2.900 TL’ ye yükseltilmelidir.
Bununla birlikte kamu emekçilerine aylık 290 TL aile/eş yardımı, çocuk başına aylık 232 TL çocuk yardımı, aylık 276 TL yemek yardımı, aylık 395 TL kira yardımı, ulaşım için aylık abonman bilet, asgari ücret tutarında yılda iki ikramiye ödenmelidir.
2) 4688 sayılı yasa ILO NORMLARINA ve AİHM kararlarına göre düzenlenerek, özgür toplu sözleşme ve grev hakkı tanınmalıdır.
3) Özelleştirilmeler durdurulmalıdır. Sözleşmeli, taşeron esnek kuralsız çalışma yasaklanmalı, 4/b, 4/c kadroya alınmalı, herkese güvenceli iş ve gelecek sağlanmalıdır.
4) Ayrımsız tüm çalışanları kapsayan yeni bir İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yasası yapılmalı, Meslek hastalıkları tanımlanmalıdır.
5) Kamu ve özel sektör dâhil tüm çalışanların ücretlerinin asgari ücret tutarındaki kısmı vergiden muaf tutulmalı, üzerindeki miktar için vergi kesintisinin en alt sınırına sabitlenmelidir.
6) Tüm ek ödemeler emekliliğe ve emekli aylığına yansıtılmalıdır. Çalışanlara verilen promosyon tüm emeklilere de verilmelidir.
7) Anayasa Mahkemesinde kazandığımız otuz yılı aşan hizmetler için ikramiye ödenmesi kararının ilgili tarihten önce emekli olanları da kapsayacak şekilde yasal düzenleme yapılmalıdır.
8) TİS sonuçlarından etkilenen emeklilerin de toplu sözleşme masasında temsiliyeti sağlanmalıdır.
9) Kamu emekçilerine siyaset yapma yasağı kaldırılmalıdır.
10) Ek ödemeleri düzenleyen 666 Sayılı KHK ile yaratılan ücret adaletsizliği ve mağduriyetler giderilerek, aynı unvanda farklı kamu kurumlarında çalışan tüm kamu emekçilerine eşit ücret ödenmelidir.
11) Başta öğretmenler olmak üzere lisans mezunu tüm kamu emekçilerinin ek göstergeleri 3600’e, önlisans mezunu olanların 3000’e çıkarılmalı, ek gösterge adaletsizliğine son verilmelidir.
12) Kadrolaşma, sürgün, rotasyon, soruşturma, mobbing, mülakat gibi ayrımcılık yaratan bütün uygulamalara son verilmelidir.
13) İstihdam, terfi ve unvan değişikliklerinde cinsiyet eşitliği sağlanmalıdır.
14) Kadın kamu emekçilerine; çalışma yaşamında uygulanan ayrımcılık, mobbing, baskı ve şiddete son verilmeli, uygulayanlar hakkında etkili cezai yaptırımlar getirilmelidir.
15) Engelli kamu emekçilerinin çalışma koşulları iyileştirilerek, engel durumlarına uygun işlerde çalıştırılmaları sağlanır.
16) En az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde ücretsiz nitelikli anadilinde hizmet verecek kreş ve bakımevleri açılmalıdır.
17) İdarenin kamu emekçileri üzerinde çeşitli yöntemlerle uyguladığı baskılar son bulmalı, ayrımcı politikalardan vazgeçilerek özgür örgütlenme ortamı sağlanmalıdır.
18) Kamu hizmetleri herkese parasız, eşit, nitelikli, ulaşılabilir ve anadilinde olmalıdır. Kamu hizmetleri işletmecilik esaslarına göre değil, toplumsal fayda gözeterek sağlanmalıdır.
19) AKP-MEMUR SEN Toplu Satış Sözleşmesi sonucu olarak kamu emekçilerinin 2014 yılı için alamadıkları enflasyon farkından kaynaklı kaybı karşılanmalıdır.
Diğer yandan;
2012 yılından bugüne kadar gerçekleştirilen Kamu Personeli Danışma Kurulu Toplantılarında (KPDK) konfederasyonlar ve kamu işvereni olarak üzerinde mutabık kalmamıza, hatta yasa taslakları dahi hazırlanmasına rağmen bugüne kadar bir arpa boyu yol alınmayan;
• 2005 yılından sonra göreve başlayan personele bir derece verilmesi,
• Disiplin cezalarının affı ve yeniden düzenlenmesi
• Yardımcı hizmetler sınıfına ek gösterge verilmesi,
• 4/C’li sözleşmeli personele kadro verilmesi,
• 4/B’li ve 4/C’li hamile personele gece nöbeti ve gece vardiyası verilmemesi,
• Misafir sanatçıların iş güvencesinin sağlanması,
• Kadın istihdamının artırılmasına yönelik tedbirler alınması
Başta olmak üzere çözüme kavuşturulmayan konuların TİS masasında karara bağlanarak çözülmesini istiyoruz. 31 Temmuz 2015

Serkan DEMİR
KESK Dönem Sözcüsü

Bir Yorum Yazın