Yeter Artık, Analar Ağlamasın.
Bu ülke, bu bölge, bu dünya hepimize yeter.
Bu ülkede hiç kimse siyasi düşüncesi, Dini, Mezhebi ve ırkı yüzünden ölmemeli.
Daha dün Dağlıca’da açıklanan rakamlara göre 16 Askerimiz,bugün 12 Polis şehit olmuştur. 2 Aydır ülke kan gölüne dönmüştür. Çocuklar, vatandaş, yolda yürürken hemşire, doktor kimin öldüğü belli değildir.
Birçok ilçe de sıkıyönetim ilan edilmiş, Bir çok yere girilememektedir. Buralarda yaşananları bilmemekte, neler olduğunu görmemekteyiz. Fakat çocukların öldüğünü duymaktayız. Yaşananlar içler acısıdır.
Özellikle bu ortamda 400 vekil tartışması, Siyasi arenaya dönen milli maç, Milletvekilinin gazete basması, Milli takım galibiyetinin şehit annelerine hediye edilmesi geldiğimiz noktayı, dibe vurduğumuzu göstermektedir.
Terörü lanetleyenler , terör yaratmamalıdır. Bu ortamda parti basmak, otobüs taşlamak, esnafa saldırmak doğru değildir. Bu bizi bölüp, parçalama oyunudur.
Savaş ölüm ve yoksulluk demektir. Milyonlarca göçmeni tartışan kapitalist ülkeler daha dün bu ülkeleri, bölme yönetme planlarını açıklamakta idiler. Bugün ise sahile vuran çocuk üzerinden timsah gözyaşı dökmektedirler.
Aynı oyun Afganistan, Irak, Suriye, Mısır , Filistin ve birçok ülkede oynanmıştır.
Bizler sağlık emekçileri yaşatmak için yemin ettik, öldürmek için değil.
Bu ortamdan Bu ülkeyi çıkaracak olan işçi ve emekçilerin tavrıdır. 30 yıldır acı ve ölüm hiçbir şey getirmemiştir.
Bizler Barış ve huzur içerisinde Laik, Çağdaş, Demokratik Tam bağımsız bir ülkede yaşamak istiyoruz.
Ölüm duymak değil, barış istiyoruz.
ŞUBE YÖNETİM KURULU

