29 Aralık 2015 günü ESOGÜ Tıp Fakültesi Anestezi Yoğun Bakım Ünitesi’nde görev yapan asistan hekimlere ve hemşirelere yönelik saldırı gerçekleştirilmiştir.
Saldırının boyutları çok ciddidir. Bir hemşire arkadaşımız yaralanmıştır, can kaybının yada ağır bir yaralanmanın olmamasını bir şans olarak değerlendiriyoruz.
Saldırının yaşandığı yerin bir yoğun bakım alanı olduğu düşünüldüğünde, artık sağlık çalışanlarının hastanelerin sözde en güvenli bölgelerinde bile can güvenliklerinin olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Biz bu saldırıda mağdur olan hekim ve diğer sağlık çalışanları arkadaşlarımızın hukuksal mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğiz ve bu saldırının yasal yollardan hesabını soracağız.
Ancak burada sorulması gereken soru hastanelerde can güvenliğimizin neden sağlanamadığıdır.
Hekimlerden ve sağlık çalışanlarından her türlü talebi istemeyi kendinde hak gören yönetimler, sorumlulukları olan bir alanda can güvenliğimizi bile sağlayamamaktadırlar.
Yüzlerce güvenlik elemanının çalıştırıldığı bir hastanede 4-5 kişilik bir hasta yakını grubunun nasıl oluyor da elini kolunu sallayarak yoğun bakıma girdiğini hastane yönetimi çalışanlara açıklamalıdır.
Sağlık çalışanlarına yönelen şiddetin bu kadar arttığı bir ortamda hastanelerde çalışan güvenlik elemanlarının temel görevi hekimlerin ve sağlık çalışanlarının can güvenliğini sağlamak olmalıdır. Ancak güvelik görevlileri saldırgan grubun nasıl olup da yoğun bakıma kadar çıkabildiklerini açıklamalıdırlar.
Hastaneleri yönetenler de aynı sorumluluğa sahiptirler. Yönettikleri hastanelerde hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının can güvenliğini sağlayamayanlar bizim açımızdan temel sorumluluklarını yerine getirememişlerdir demektir.
Türkiye’yi yöneten siyasal irade şiddeti toplumu yönetme aracı olarak görmektedir. Türkiye’nin dört bir tarafı şiddetin egemen olduğu bir siyasal ortama sahiptir. Cizre’de, Şırnak’ta, Silopi’de, Sur’da, bölge illerinde sağlık emekçilerinin öldürülmelerini, sağlık çalışanlarına yönelik saldırıları da bu çerçevede değerlendirmek gerekmektedir.
Türkiye’de sistem şiddet üretmektedir, hekimler ve sağlık çalışanları da bu şiddetten üzerlerine düşeni almaktadırlar. Bu şiddet ortamını sonlandırmak için üzerimize düşen sorumluluğu Tabip Odası ve SES olarak yerine getirmeye çalışacağımızı bir kez daha toplumla ve sağlık çalışanlarıyla paylaşıyoruz.
Eskişehir Tabip Odası-SES Eskişehir Şubesi Adına
Dr. Bülent Nazım YILMAZ
Eskişehir Tabip Odası Başkanı
