Katliamlara Karşı Barışı Ve Kardeşliği Savunuyoruz!

P1100082

Basına ve kamuoyuna,
Öncelikle, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Bugün Çalışamayan; katledilen veya hapse atılan gazeteciler gerçeğini iyi bilenler olarak basın özgürlüğünün öneminin farkındayız. Ocak ayı aynı zamanda; Metin Göktepe, Hrant Dink ve Uğur Mumcu’nun aramızdan alındığı aydır. Bu vesileyle demokrasi neferi olan yitirdiğimiz tüm gazetecileri saygıyla anıyoruz.

Muhalif yayın yapan televizyon, gazete ve gazetecilere -zorlama gerekçelerle- yapılan baskıların daha da arttığı günümüz Türkiye’sinde gerçek bir basın özgürlüğünün sağlanması dileklerimizle bu önemli mesleği icara eden ve her kademede çalışan basın emekçilerinin gününü kutluyoruz.

Değerli Basın Emekçileri,
Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamının üzerinden tam üç ay geçti. Hala ilk günkü gibi yüreklerimiz yanıyor. Her geçen gün insanlarımızın hayatını kaybetmeye devam etmesi öfkemizi de büyütüyor.
İsyandayız, çünkü katiller aramızda dolaşmaya devam ediyor.
Öfkeliyiz, katliam adli bir olaya indirgenmeye ve zamana yayılmaya çalışılıyor.

Değerli Basın Emekçileri,
Bizler yeni katliamlar yaşanmaması için konuyu sürekli gündemde tutmaya çalışırken katliama zemin hazırlayanlar unutturmaya, gözden kaçırmaya çalışıyorlar. Daha da vahimi bizleri susturmak için yargı ve güvenlik güçleri üzerinden saldırı üzerine saldırı geliştiriyorlar.

Kokteyl saldırı diyerek büyük bir karartma uygulayanlar katliamdan bu yana – hayatını kaybeden arkadaşlarımızın aileleri de dâhil olmak üzere- onlarca insanımızı, sendika yönetici ve üyelerini, avukatları, kadınları gözaltına aldılar, davalar açtılar.

İlan ettikleri ulusal yasın da ne kadar göstermelik olduğu açtıkları yüzlerce soruşturma ile iyice açığa çıkmıştır.
Nitekim içinden geçtiğimiz süreç de insanlık değerlerinin ayaklar altına alındığı, aklın devre dışı olduğu, kandan, gözyaşından beslenilen bir süreçtir.

Değerli Basın Emekçileri,
Bugün Sur, Cizre, Silopi, Yüksekova ve daha birçok kentte her gün çocukların, kadınların, yaşlıların öldüğü bu savaş görüntülerinin yaşanmaması için Ankara mitingimizi yapmıştık.
Mitinge saldırı olmasaydı savaş siyasetinde ısrar edenler amaçlarına ulaşamayacaktı.
Miting sonrasında savaş, çatışma, kutuplaşma, gerginlik siyaseti gerileyecek, bugünkünden çok daha farklı bir atmosfer oluşacaktı.
Hala en ufak bir demokratik tepkiye, mitinge ya da etkinliğe izin verilmemesinde kimin çıkarı varsa katliama da zemin hazırlayanların onlar olduğunu haykırmaya devam edeceğiz.
Onlar unutturmaya çalıştıkça bizler unutturmamak için mücadeleyi yükseltmeye, onlar susturmaya çalıştıkça bizler sesimizi daha gür çıkarmaya devam edeceğiz.

Değerli Basın Emekçileri,
Kamuoyunca da paylaşılan açık, tarafsız ve adil bir soruşturma yürütülmesi noktasında haklı kuşku ve endişelerimiz var.
Geçmiş onlarca örnekten de çok iyi biliyoruz ki, gizlilik kararı konan tüm davalar ya zaman aşımına uğramış ya da zamana yayılarak sonuçsuz bırakılmıştır. Bizler buna izin vermeyeceğiz.

Yargının siyasallaşmada zirve yaptığı, Cumhurbaşkanının, siyasi iktidar yetkililerinin her gün anayasayı ayaklar altına alarak yargıya “şunun yargılanması gerekir, şunların tutuklanması gerekir” dediği böylesi bir süreçte kimse bizden adalete güven beklemesin.

Bu nedenle öncelikli talebimiz bağımsız, özerk kuruluşlarca objektif ve insan hakları etiğine uygun bir soruşturmanın yürütülmesidir. Bu talebimizin karşılık bulması için çabamız ve girişimlerimiz devam etmektedir.
Bu doğrultuda mitingi düzenleyen örgütlerin temsilcilerinin savcılıkla ve mecliste kimi görüşmeler gerçekleştirdiğini ifade etmek istiyoruz.
Katliama ilişkin uluslararası emek ve demokrasi güçleri nezdinde de çeşitli girişimler de devam etmektedir.
Değerli Basın Emekçileri,

10 Ekim katliamının bir-iki maşanın üzerine yıkılıp dosyanın kapatılmasını engellemek için kaç yıl sürerse sürsün davanın peşini bırakmayacak, takipçisi olacağız. Katillere ve katliamlara inat; yılmayacağız, sinmeyeceğiz, geri çekilmeyeceğiz. Biz bıkmadan, usanmadan tüm ülkeye gerçekleri anlatacağız.

Bu vesileyle bir kez daha Barış Karanfili yoldaşlarımızı, kardeşlerimizi, canlarımızı saygıyla, minnetle anıyor, bize miras bıraktıkları barış mücadelesi bayrağını yükseltme sözümüzü yineliyoruz. 10.01.2016

Eskişehir Emek ve Demokrasi Güçleri adına
Serkan DEMİR
KESK Dönem Sözcüsü

Bir Yorum Yazın