2016 Bütçesi Sermaye, Savaş ve “Darbe” Bütçesidir!

12657222_1004963496213597_2320267746961275479_o

2016 yılı bütçesi hakkında taleplerimizi ve değerlendirmemizi kamuoyuyla paylaşmak isteriz.

2016 yılı bütçe kanun tasarısı, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilerek Genel Kurul’a sevk edildi.

• 570 milyar 876 milyon TL olarak belirlenen 2016 Merkezi Yönetim Bütçe ödenekleri içinde en büyük payı sırasıyla cari transferler, personel giderleri ve faiz giderleri almaktadır (%82).
• 2016 bütçesi; asgari ücretlilerin, işçilerin ve kamu emekçilerinin insanca yaşam taleplerinin göz ardı edildiği bir bütçe olarak dikkat çekmektedir.
• 2016 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi daha öncekiler gibi, demokratik katılımcılığı esas almadan, bir anlayışla hazırlanmıştır.
• 2016 bütçesi tam anlamıyla bir savaş, talan ve yoksulluk bütçesi olduğundan kamuoyunun da tartışması istenmemektedir.
• Harcaması yapılıp sonra minareye kılıf hazırlama misali bütçe hazırlanması, AKP’de giderek bir temel yönelim halini almıştır.(2015 yılı bütçesine ilişkin söylediklerimiz ve itirazlarımız bir bir gerçekleşti. Nitekim korkunç bir silahlanma ve savaş harcaması ile kaynaklar çatışmalara ayrıldı, zam üstüne zamlarla bütçe açığı kapatılmaya çalışıldı. Yandaş Konfederasyonun satış sözleşmesiyle kamu emekçilerine ayrılması gereken pay da AKP’nin ve Saray’ın önceliklerine, savaş politikalarına ve tek başına iktidar olması için kullanıldı.)
• 2016 Merkezi Yönetim Bütçesi, bir avuç sermaye dışında, toplumun tüm kesimleri için yeni vergiler ve zamlar demektir.
• 2016 bütçesi savunma ve güvenlik harcamalarına ayrılan devasa kaynaklarla tüm ülkede baskıcı, otoriter ve faşizan yönetim anlayışının kalıcılaştırılması hedeflenmektedir. ( 2015 yılı bütçesinde 52 milyar TL savunma ve güvenlik harcamalarına ayrılmış idi. Bu yıl bu rakam 61 milyar TL’ye çıkarılmıştır. (Savunma ve güvenlik harcamaları bilinen oranıyla bütçenin en az %11’ini oluşturmaktadır.) )
• Kendilerine ayrılan örtülü ödenek miktarlarının çok üzerinde harcama yapan Başbakanlık için 1 milyar 295 milyon lira, Cumhurbaşkanlığı 434 milyon TL ayrılmıştır.
• Çalışma Bakanlığı bütçesinin 30,6 milyar TL’den 28 milyar 431 milyon TL’ye düşürülmesi yeni iş cinayetleri, daha fazla taşeronlaşma ve sendikal hak ihlalleri anlamına gelmektedir.
• 2016 Bütçesinde özel sektöre yönelik kaynak transferleri, istikrarlı bir şekilde sürdürülen sermayeye dost, emekçiye düşman çizgi, daha da belirgin hale gelmiştir.
• 2016 bütçesi ile açık ve gizli zamlar, KDV, ÖTV gibi dolaylı vergi artışları otomatiğe bağlanmıştır.( KDV (138 milyar TL), Özel Tüketim Vergisi (116 milyar TL) ve Gelir Vergisi (99 milyar TL))
• Eğitim (76 milyar 354 milyon TL ) ve sağlık (25 milyar 250 milyon TL) bütçeleri rakamsal olarak artıyor gibi gösterilmesi ise AKP’nin klasik aldatmacalarındandır. Çünkü eğitim bütçesinin yüzde 80’i personel harcamalarına giderken eğitimde ve sağlıkta halkın cebinden yaptığı harcamalar her geçen yıl katlanarak artıyor.
• Diyanet İşleri Başkanlığı 6 milyar 483 milyon TL’lik bütçesiyle her yıl olduğu gibi bu yıl da çok sayıda bakanlığı geride bıraktı…
Nitekim çığ gibi büyüyen zamlar, kıdem tazminatlarını talan etmeyi hedefleyen tasarı için kamuoyu oluşturulmaya çalışılması, kamu çalışanlarının iş güvencesinin tartışılmaya açılması… 2016 yılında emekçileri çok daha kötü günlerin beklediğinin habercisidir.
Eğitim ve sağlık gibi temel sosyal alanlarda yaşanan ticarileştirme ve piyasalaştırma uygulamaları, vergi adaletsizliği, gelir dağılımının daha da bozulması ve bölüşüm politikalarının 2016’da emekçiler aleyhinde oluşturulmak istendiğinin de ilanı niteliğindedir.

TALEPLERİMİZ:
• Satış sözleşmesinden kaynaklı kayıplarımız telafi edilmeli, ek zam talebimiz karşılanmalıdır.
• Tüm ek ödemeler temel ücrete eklenerek emeklilik hesaplamasına dâhil edilmeli, gelir vergisinde işçiler ve kamu emekçileri için artan oranlı vergi dilimi uygulamasına son verilmelidir.
• Temel tüketim mallarından hiç vergi alınmamalı, dolaylı vergiler azaltılarak, yüksek gelir elde edenlerden belli bir oranda “servet vergisi” alınmalıdır.
• Özellikle eğitim, sağlık ve çalışma bakanlığı bütçeleri en az iki kat arttırılmalıdır.
• Temel tüketim mallarına yapılan zamlar geri alınmalıdır. Ağır borç yükü altındaki ücretli emekçilerin borç faizleri tamamen silinmeli, işçi ve emekçilere borç ödeme kolaylığı getirilmelidir.
• Asgari ücret bir ailenin geçimini sağlayacak şekilde belirlenmeli ve tamamen vergi dışı bırakılmalıdır.
• Güvenceli istihdam sağlanmalı, taşeron ve geçici çalışma kaldırılmalıdır.
• Kadın emekçilerin insana yaraşır çalışma koşullarına kavuşmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
• 2016 bütçesi, işçi ve emekçilerin ekonomik ve sosyal ihtiyaçları gözetecek şekilde düzenlenmelidir.
• Kamu kaynakları, savaş için değil, halkın ve emekçilerin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmalıdır. 10.02.2016

Serkan DEMİR
KESK Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü

Bir Yorum Yazın