CİNSEL İSTİSMAR SUÇLARINI ÖNLEMENİN YOLU CEZALARI ARTIRMAK DEĞİLDİR!
CİNSEL İSTİSMAR İLE MÜCADELE ÇOCUK ODAKLI POLİTİKALARIN
YASALARLA DESTEKLENMESİYLE MÜMKÜNDÜR
09 Nisan 2018 tarihinde TBMM’ye sunulan çocukların cinsel istismarı suçuna ilişkin değişiklikler öngören “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” 17 Nisan tarihinde Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda görüşülerek onaylanmış ve esas komisyonda görüşülmek üzere Adalet Komisyonu’na gönderilmiştir.
Sendikamız, çocuklarla ilgili çalışan hak örgütleri ve tüm kamuoyu istismarın önlenmesi için önleyici politikalar oluşturulmasını ve bunun için acil ve etkili adımlar atılmasını talep ederken, Meclise sunulan kanun tasarısı ile istismarı önlemekten fersah fersah uzak bir kanun taslağı ile karşı karşıya kalmış durumdayız. Hazırlanan tasarı, hem istismarı önlemekten uzaktır hem de istismarı derinleştirecek ve yeni sorun alanları oluşturacak bir düzenlemedir.
Bu tasarıda İstismarı önlemeyi içeren düzenlemeler yoktur!
Tasarıda ceza indirimi uygulaması aynen durmakta, zaman aşımı kaldırılmamaktadır! .
Tasarıda İstismara uğrayan çocuklar arasında yaş ayrımı yapılmaktadır!
18 yaşın altında her birey çocuktur; çocuklara yönelik istismar da bu çocuk tanımına uygun olarak düzenlenmelidir. Oysa kanun tasarısı istismara maruz kalan çocuklar arasında yaş ayrımı yapmaktadır; 18 yaşın altındaki herkesin çocuk olduğu gerçeğini muğlaklaştırmakta, 12 yaşın üzerindeki çocuklara yönelik cinsel istismarı meşrulaştırmaktadır. “12 yaşın altındaki çocukların istismarında daha fazla ceza getirme” iddiası ile önerilen düzenleme, gerçekte çocuk istismarında 12 yaşı fiilen “rıza” yaşı haline getirmektedir. 15 yaşını tamamlamış çocukların istismarında ise ceza oluşması için silah kullanma şartı getirilmektedir; bu da 15 yaş üstü çocuklara yönelik istismarı meşrulaştırılması anlamına gelmektedir.
Tasarıda Failin de çocuk olduğu durumlara ilişkin düzenleme yoktur!
Basın susturulmak isteniyor!
Yayın yasağı ve davaların gizliliği demek istismar vakalarında basın susturularak kamuoyundan bilgi saklanması, kamuoyunun takibi ve müdahalesinin önünün kapatılması, dava süreçlerinin kamuoyundan kaçırılarak yapılması, toplumda istismar vakalarının tekrar görünmez hale getirilmek istenmesi demektir.
Çocuk istismarında çözüm “hadım” değildir!
Kimyasal hadım meselesinin sorunun kökenine dair çözüm getirmemesinin yanında, tıbbi süreçleri ve sağlık emekçilerini ceza süreçlerinin parçası yapması anlamında da uygun değildir. Sağlık uygulamalarının cezalandırma yöntemi olarak kullanılması yanlıştır.
Çocuk İzlem Merkezleri tüm illerde kurulmalıdır!
Meclis gündemine getirilen bu kanun tasarısı ile istismarın önlenmesi mümkün değildir. Tersine çocuk istismarının çözümünü hadımda aranarak, istismarda 12 yaş sınırı getirilerek, 15 yaş üstü çocuklar için istismarı silah kullanıp kullanmamaya bağlamak, basını susturmak ihtiyacımız olan gerçek çözümleri biraz daha ötelemek; istismarcılar karşısında çocukların ellerini, kollarını, ağızlarını bir kez daha bu yolla bağlamak demektir.
18 yaşın altında her birey çocuktur; tüm yasal mevzuat buna uygun hale getirilmeli, evlenme yaşının küçültüldüğü her türlü düzenleme kaldırılmalı, istismarda yaş ayrımı ortadan kaldırılmalıdır.
Çocukların çocuk olmaktan çıkartılmasına, çocukların yetişkinler için cinsel ilişki partneri olabileceğini ima eden her türden söylem ve uygulamaya son verilmelidir.
Çocuk istismarını meşrulaştıran her türlü açıklama, yasal düzenleme, söylem ve uygulama kaldırılmalıdır.
Çocuk istismarının önlenmesi esas alınmalıdır. Çocukların sağlıklı yaşamaları ve gelişmeleri için gerekli tüm koşullar sağlanmalıdır.
DİLEK YEŞİLIRMAK
SES ESKİŞEHİR ŞUBESİ KADIN SEKRETERİ
