Değerli Basın Emekçileri,
Bilindiği gibi 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş sağlığı ve güvenliği kanunu ile özel sektör kamu kurumları dahil, tüm çalışanlara yönelik iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri zorunlu hale getirilmişti. Ülkemizde her yıl 100.000 den fazla iş kazası meydana gelmektedir. Bu kazalar binlerce ölüme, onbinlerce kalıcı sakatlığa neden olmaktadır. Ayrıca mesleki maruziyetlere bağlı olarak her yıl 100 000 çalışanda meslek hastalığı gelişimi beklenmektedir. Yasanın eksikliklerine rağmen uygulanmasıyla, biz bu yasanın, ülkemizde çalışan sağlığı ve güvenliği açısından önemli iyileştirmeler getirebileceğini düşünüyoruz.
Ancak 2013 yılında aşamalı olarak hayata geçirilmesi planlanan yasa çeşitli gerekçelerle öne sürekli ertelenmiş, tam anlamıyla uygulamaya başlanmamıştır. Ancak bu süreçte hastanelerimizde, sağlık ve sosyal hizmet kurumlarında yaptığımız incelememizde şu sorunları tespit ettik.
1- Yasanın bazı uygulamalarının çeşitli gerekçelerle ertelenmesi işin özüne ve ciddiyetine zarar vermektedir.
2- Sağlık kurumlarında 6331 sayılı yasanın 2020 tarihine ertelendiği bahanesi ile İSG(iş sağlığı ve güvenliği) hizmetleri verilmemektedir veya göstermelik verilmektedir. Oysa söz konusu erteleme işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Kamu kurumlarının diğer tüm İSG faaliyetlerini yerine getirme zorunluluğu devam etmektedir.
3- Yasanın kamu kurumlarında uygulanması ile ilgili yapılanma ve yönetmeliklerde eksiklikler bulunmaktadır. Kamu kurumlarındaki işveren kurum amiri gibi yorumlansa da kamu kurumlarının hiyerarşik yapısı değerlendirildiğinde; yasanın uygulanmasında ciddi sıkıntılara neden olmaktadır.
4- İSG hizmetleri İSG profesyonellerince yerine getirilmesi gereken faaliyetlerdir. Ancak kamu kurumlarında işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hemşireliği diye bir pozisyon bulunmamaktadır. Kamu kurumları ile ilgili standart kadro cetveline İSG çalışanları da eklenmelidir.
5- İSG faaliyetleri maliyet gerektiren işlerdir. Fakat kamu kurumlarının bu maliyeti karşılayacak bir ‘maliye kalemi ‘bulunmamaktadır. İSG hizmetleri için genel bütçeden pay ayrılmalıdır.
6- Ülkemizdeki meslek hastalığı tanısı konulmuş kişi sayısı yıllık ortalama 600 dür. Bu dünyadaki diğer ülkelerle kıyaslandığında çok düşük bir rakamdır. Bunun en temel nedeni meslek hastalığı tanı kriterlerinin SGK tarafından çok dar tutulmasıdır. Oysa ülkemizde beklenen yıllık meslek hastalığı tanı sayısı yıllık 100.000 olması beklenmektedir.
7- 6331 sayılı kanunun zorunlu kıldığı risk analizi, ortam ölçümleri, eğitimler, işe giriş ve periyodik muayeneler hastanelerimizde gerektiği şekilde yapılamamaktadır.
8- Kamuda İSG faaliyetleri oluşturulan İSG Kurulları aktif bir şekilde işlerlik kazanması için;
bu kurulların demokratik bir işleyişinin olması şarttır. Çalışan katılımının genişletilmesi için tüm sendikalar, meslek örgütleri ve derneklerin katılımın önü açılmalıdır. Çalışan temsilcilerinin yetkili sendika ile sınırlandırılması uygulamasına son verilmelidir.
Sağlıklı ve Güvenli ortamlarda çalışmak, tüm çalışanların temel hakkıdır. SES olarak çalışanların sağlığını önemsiyor bu konuda her türlü çalışmaya devam edeceğimizi duyurmak istiyoruz. Yasa etkili olarak uygulanmalı var olan eksiklikler giderilmeli göstermelik olmaktan çıkarılmalıdır.
DR.BİRTÜRK ÖZKAVAK
SES ESKİŞEHİR ŞUBESİ YÖNETİM KURULU ADINA
