Türkiye 17 Aralık’tan itibaren, siyasi iktidar bağlantılı kişilere yönelik yolsuzluk ve rüşvet operasyonları ile sarsılıyor. Aralarında Bakan çocuklarının, banka genel müdürlerinin, belediye başkanlarının, iş adamlarının olduğu yolsuzluk rüşvet soruşturmaları, ardından gelen tutuklamalar, yanı sıra adalet mekanizmasının içinde bulunduğu durum, çürümenin kokuşmanın ne boyuta geldiğini bütün çıplaklığı ile göstermektedir.
Yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının 2014 yılına ait gelir ve harcamaların görüşüldüğü bütçe görüşmelerine denk gelmesi, kıdem tazminatının kaldırılma çabalarının, asgari ücrete önümüzdeki yıl için yüzde 3 + 3 pazarlıklarının yapıldığı bir ortamda, içinde milyon dolarların saklandığı ayakkabı kutuları ve para sayma makineleri eşliğinde tartışılıyor olması dikkat çekicidir.
Uzun bir süredir ittifak halinde olan yapıların, ekonomik-politik çıkarları üzerinden sürdürdükleri iktidar kavgası, gündeme bomba gibi düşen yolsuzluk soruşturmasına hükümetin müdahalesi ile hasıraltı edilmek istenmektedir. Ama artık cin şişeden çıkmış, iktidarın yıllardır gizlediği gerçek yüzü geniş halk kitleleri tarafından görülmeye başlanmıştır. Milyonlarca emekçi, borç batağında yaşam savaşı verirken, yıllardır ülke kaynaklarını kendi kişisel çıkarları için kullandıkları ortaya saçılmıştır.
Son günlerde her şey bütün açıklığı ile gözlerimizin önünde cereyan ediyor.Halklara, emekçilere yönelik geçmişleri birbirlerinden kirli olan klikler, ardı ardına manevra yaparak görüntüyü kurtarmaya birbirlerini suçlamaya çalışıyorlar.Bütün güçleriyle rezil sistemlerini kurtarmaya çabalayıp gerçeği örtmeye komplo teorileri üretmeye,trajikomik savunmalara üretiyorlar.Diğer yandan birileri sanki bu rezilliklere ortak değillermiş gibi pürü pak havasındalar. Yıllardır “hukuk”, “adalet”, “yasaların üstünlüğü” gibi kavramlarla her türlü haksızlığın, adaletsizliğin, yağma ve talanın üzeri örtenler, halkın (en son Gezi direnişinde yaşandığı gibi )en temel demokratik tepkilerini bile gazla, copla, kurşunla bastırmaya çalışanların ortaya saçılan pisliklerin üzerine gitmesi ve tatmin edici bir tutum alması mümkün değildir.
Her yerinden pislik akan mevcut sistemin sorunlarını kendi iç dengelerini bozmadan aşmasına ve gerçeklerin bütün açıklığıyla ortaya çıkmasının engellenmesi girişimleri karşısında tüm emek ve demokrasi güçleri uyanık olmak zorundadır.
Mevcut yağma ve sömürü düzeninin gerçek yüzünü gösteren bu pisliği sistemin mevcut güçlerinin temizlemesi mümkün değildir. Yıllardır halkın sırtından küfelerini dolduranların, ortaya saçılan pislikleri ortaya çıkarmak yerine, üzerine birkaç kürek toprak atarak yoluna devam etmek istedikleri görülmektedir. Bu nedenle bu pisliği sadece işçi ve emekçilerin örgütlü mücadeleleri temizleyebilir.
Rüşvete, yağmaya, yolsuzluğa izin vermeyen, insanca bir düzen kurulmadan, üzeri örtülmeye çalışılan mevcut sömürü düzeninin ve her yerden akan pisliklerin kaynağını kurutmak mümkün değildir. Bunu ancak, Türkiye’nin gerçekten demokratik bir ülke olması için mücadele edenler yapabilir. Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ilgili olarak bütün ekonomik ve siyasi gerçekler ortaya çıkarılmalı, bütün sorumlular ve arkasındaki güçlerden hesap sorulmalıdır.
Yağma ve talanın boyutları gelen yeni bilgilerle sürekli genişlemektedir.Böyle bir ortamda Sağlık Alanının gözden kaçırılması mümkün değildir.Sağlıkta Dönüşüm Programı sağlık alanında yeni sermaye birikimlerine yol açmış hastane vb alanda bir çok yeni zincirler oluşmuştur.Kamu özel ortaklığı yada Şehir Hastaneleri adıyla bir çok ilimizde dev ticarethaneler inşa edilmektedir.Bu hastanelerin çok yüksek fiyatlarla devlete mal olacağı yönünde bilgiler mevcuttur.Bu kapsamda sağlıkta dönüşüm sürecinin finansman ayağının da bütün boyutlarıyla yeniden incelenmesinin kamu yararına olduğunu düşünüyoruz
Öte yandan bütün sağlık emekçilerini bir kez daha korkularını aşmaya, hükümetin 5.kolu gibi davranan paralel yapılardan uzaklaşarak sendikamız SES te birlikte mücadeleye davet ediyorum. Son olarak Sağlık Ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası olarak bütün sağlık emekçilerini, yolsuzluğa rüşvete talan ve adaletsizliğe karşı mücadeleye davet ediyoruz.
29 Aralık 2013 Pazar günü(yarın) saat 16.00 da KESK-DİSK –TMMOB-TABİP ODASI VE ESKİŞEHİR SENDİKALAR PLATFORMUNU oluşturan sendikaların birlikte düzenleyeceği basın açıklamasına tüm emekçileri davet ediyoruz.
Dr.Birtürk Özkavak/SES ŞUBE BAŞKANI YÖNETİM KURULU ADINA

